Gasan Şirbel*/Kürdistan Bölge Başkanı Mesud Barzani, Amerikan birliklerinin bu aşamada Irak'tan çekilmesinin ülkede büyük bir facianın yaşanmasına neden olacağını açıkladı. Barzani, çekilmenin, iç savaşa yol açabileceği konusunda da uyardı. Barzani, "Irak'ın eski Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in devrilmesinin ardından yaşanan olaylar Irak'ın çıkarına oldu; biz Kürdler bu fırsattan istifade ettik, Şii ve Sünni Arap kardeşlerimiz ise bundan yararlanamadılar.
Bu da bizim suçumuz değil" dedi. Barzani, Irak'ın, Sünni-Şii çatışmasına sahne olduğunu, ancak Kürdlerin bu yaşananlarda taraf olmadığını belirtti.
Kerkük'ün statüsüyle ilgili yapılması planlanan referandumun engellenmesi yönündeki girişimlerle ilgili bir uyarı yapan Barzani, "Türkiye'nin müdahalesine izin vermeyeceğiz" dedi. Hiçbir Kürdün Kerkük'ten vazgeçmeyeceğini belirten Barzani, Kerkük'te Türkmenler, Araplar ve Hristiyanlarla ortak bir yönetim oluşturulması önerisinde bulunduklarını bildirdi. Barzani, Türk ordusuyla bağlantı halinde olan bazı Türkmenleri ve şoven Arapları da kınadı.
Devlet kurma hayalinin devam edip etmediği konusundaki soruyu yanıtlayan Barzani, "Kürd milletinin bir devletinin olması en doğal hakkıdır, bu bir gün gerçek olacak" dedi. Barzani, İsrail ile ilişki kurmanın bir suç olmadığını, ancak Irak anayasasına karşı çıkmayacaklarını da sözlerine ekledi.
Suriye ile ilişkilerinin soğuk bir dönemden geçtiğini ima eden Barzani, "Görünen o ki Suriye'nin ilgi alanları değişti" dedi.
İran'ın müdahalesine de değinen Barzani, "İran'ın, bu tür müdahaleleri varsa bile Kürd bölgesinin dışındadır" şeklinde konuştu.
Irak'taki mevcut durum sizi korkutuyor mu?
BARZANİ: Mesele korku değil, ülkedeki durum endişe ve rahatsızlık verici boyutta.
Hangi konudan endişe duyuyorsunuz: Devlet kuramamaktan mı, yoksa Iraklılarla anlaşamamaktan mı?
Irak'ın geleceğini tehdit eden en tehlikeli ve en endişe verici şey mezhep çatışmasıdır.
Irak'ta iç savaş var mı? Irak'ta yaşanan şu anki durumu Sünni-Şii iç savaşı olarak tanımlayabilir miyiz?
Bilmiyorum, ancak sonuç felaket olacak. Adını nasıl koyarsanız… Kimlik ve ada dayalı katliamlar mı, -gerçekten iç savaşın ne olduğunu bilmiyorum- trajedik bir savaş mı, yoksa bir mezhep savaşı mı?
Gördüklerimiz Sünni-Şii çatışması mı?
Evet.
Kürdler, bu çatışmalarda taraf mı?
Kesinlikle hayır, Kürdler bu çatışmalarda taraf değil. Bizler çözümün ve sorunun birer parçasıyız, çatışmanın değil.
Amerikan birliklerinin çekilmesinden korkuyor musunuz?
Bu aşamada çekilme felakete yol açar.
Felaket? Biraz açabilir misiniz?
Amerika'nın Irak'taki varlığı, ülkedeki durumun daha da kötüleşmesini veya iç savaşa dönüşmesini önlüyor. Amerikalıların varlığı önemlidir, dış ülkelerden gelen tehditleri de büyük ölçüde önlüyor.
Kimden gelen tehditleri?
Beklenti içerisinde olan veya gündeminde askeri müdahalede olan bir ülkeden.
Amerikan askerlerinin, yakın bir zamanda Irak'tan çekilmesini bir facia olarak mı değerlendiriyorsunuz?
Evet. Amerikan askerlerinin, Irak'taki düzen sağlanmadan ve Irak Hükümeti, ordu ve güvenlik güçleriyle ülkedeki durumu kontrol altına alma gücüne erişmeden Irak'tan çekilmesi, ülkede trajedi yaşanmasına yol açacak.
Amerikan askerlerinin çekilmesi halinde büyük istilaların olmasından mı korkuyorsunuz? Örneğin Şiilerin Bağdat'ı kontrolleri altına alması gibi…
Tüm ihtimaller değerlendiriliyor. Sünniler veya Şiiler istilaya girişebilir veya tam anlamıyla iç savaş yaşanabilir.
Çekilmenin gerçekleşmesi halinde Kürdler ne yapacaklar?
Bunun gerçekleşmemesi için çaba harcayacağız. Ancak başarısız olursak, bu konuda taraf olmayacağız. Umarım bu gerçekleşmez.
Irak'ta savaşın çıkmasından dört yıl sonra geriye dönüp baktığınızda, bu savaş bir hata mıydı?
Hatalar, savaştan sonra başladı. Saddam yönetimini devirme kararı bence hata değildi. Çünkü, diktatörlükten kurtulmak iyi bir şeydir. Hatalar, BM Güvenlik Konseyinin 1483 sayılı kararı çıkarmasıyla ve Paul Bremer'in, Irak'a sivil yönetici olarak atanmasıyla başladı.
Amerikan yönetiminin, Irak'ta hükümet kurulması konusunda bir programının olmadığı görüşü ortaya atıldı. Ancak Irak'taki muhalefet bir anlaşmaya varamadığı için bu taslağı hazırlamak zorunda kaldığı söyleniyor…
Bu doğru değil. BM Güvenlik Konseyinin 1483 sayılı kararı, Amerikan kuvvetlerini işgal kuvvetlerine dönüştürdü ve Paul Bremer'in Irak'a sivil yönetici olarak atanmasına yol açtı. Bu durum da Irak'taki siyasi güçlere, hükümet kurmak için fırsat vermedi. Geçici hükümet kurma çalışmalarına geçildiği sırada, 1483 sayılı kararla şok olduk ve bu karar ondan önceki tüm anlaşmaları geçersiz kıldı.
Irak ordusunun lağvedilmesini bir hata olarak görüyor musunuz?
Sadece ordunun lağvedilmesi değil. Geçici hükümetin kurulmasına da karşı çıkıldı ve Iraklıların en doğal hakları engellendi. Orduyu lağvetmek gerekmiyordu, yeniden düzenlenebilirdi; çünkü, Irak'ın bir milyon askere ihtiyacı yok ve ordu, daha önce Irak halkını yok etmekle görevlendirildiği için askeri kültüre sahip değildi, bunun için de yeniden şekillendirilip eğitilmesi gerekiyordu. Yaşama hakkı verilmeden ordu mensuplarının sokaklara bırakılmaları yanlıştı.
Bir kısmı direnişçilere katıldı, değil mi?
Herkes kendi yolunu seçti. Orduyu lağvetmek yanlıştı, daha az sayıyla ve değişik donanımlarla onlardan yararlanabilirdik.
Zoraki Araplaştırma politikasında Kerkük'ün adı çok geçiyor, bu konuyla ilgili gerçekler nelerdir?
Bu konuda bir yanlış anlaşılma var. Kerkük Irak'ın bir kentidir, ancak kimliği Kürdtür; tarih ve coğrafi gerçekler bunu kanıtlıyor. Kerkük, petrolün bulunduğu ilk kent olduğu için, gelen bütün idareciler Kerkük halkına insanlık dışı davranışlarda bulundu; Kürdleri tüm haklarından mahrum ettiler, 200 bin Kürd aileyi sınır dışı ettiler, kalanları da Araplaştırmaya çalıştılar. Ülkenin güneyinden ve orta kesiminden Arap ailelerin Kerkük'e yerleştirilmesine rağmen, Kerkük'ün kimliğini değiştiremediler. Saddam rejimi devrildikten sonra, Kerkük sorununun, Irak Anayasasının 140. maddesi uyarınca çözülmesine karar verildi. Bu madde çerçevesinde, Kerkük'ü terk etmek zorunda bırakılan ailelerin dönmeleri ve bu kente getirtilen Arapların, geldikleri bölgeye yollanmalarının yanı sıra kendilerine tazminat verilmesi öngörülüyor. Aynı zamanda da Kerkük'ün asıl halkı olan ve hala bu kentte ikamet eden Araplarla Kürtlerin yerlerinde kalmaları konusunda anlaşma sağlandı. Normalleştirme sürecinin ardından, Kerkük'te sayım ve referandum yapılacak.
Bizlere karşı "sanki Arap varlığına karşıyız ve Türkmenleri kovuyoruz gibi" bir karalama kampanyası yürütülüyor. Bunlar gerçek dışı. Normalleştirme sürecinin ardından Kerkük'te ortak bir yönetimin kurulmasına hazırız.
Ortak Yönetim? Kiminle?
Türkmenler, Araplar ve Hristiyanlarla.
Referandum hangi tarihte yapılacak?
Tüm sürecin 2007 yılında bitmesi gerekiyor.
Kerkük dosyası, Sadr akımıyla bir sorunun yaşanmasına yol açtı mı?
Tam olarak değil. Hükümetin, ülkenin güneyinden getirttiği Arap aileler Sadr akımından sayılıyorlar. Sadr akımının yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerde, bu akımın, 140. maddenin uygulanmasına karşı olmadığı ortaya çıktı.
Küd olmayan siyasi güçlerin, referandumun yapılmasını engellemeye çalışması halinde neler olur?
Herkes anayasaya sadık kalırsa, süreç sorunsuz işler. Ancak, referandumun engellenmeye çalışılması halinde, tüm tarafların, engellemeye çalışan tarafa tepki göstereceğini söyleyebilirim.
Kerkük şu anda kimin kontrolünde?
Amerikalıların.
Orada Peşmergenin varlığı göze çarpıyor…
Kerkük'te sadece Amerikan ve Irak kuvvetleri bulunuyor.
Amerikan birliklerinin çekilmesiyle birlikte iç savaşın yaşanması halinde, Peşmergelerin Kerkük'e girebileceklerini düşünüyor musunuz?
Neden iç savaş çıksın ki? Biz iç savaşın çıkacağını düşünmüyoruz, çünkü Araplarla Türkmenler bizim kardeşlerimiz. Bazıları iç savaş çıkacağını düşünüyor, gerçekler ise hiçbir zaman yaşanmayacağını gösteriyor. Kürtlerin Kerkük'ü el geçireceğini iddia eden bazı Araplar ve Türkmenler -bütün Araplarla Türkmenleri temsil etmedikleri gibi- Saddam rejiminin devrilmesiyle nüfuzlarını kaybeden gruplardır. Bu gruplar düzeni bozmaya çalışıyorlar, ancak bunu başaramayacaklar.
Kerkük konusunda Türkiye ile bir sorun yaşıyor musunuz?
Hayır. Kerkük Irak'ın bir kentidir, Türkiye ile hiçbir ilgisi yoktur. Türkiye'nin Kerkük konusuna hiçbir şekilde karışmasına izin vermeyeceğiz. Çünkü Türkiye yabancı bir ülkedir. Kerkük'e, Türkiye'nin müdahalesine izin vermeyeceğiz. Hangi hakla Irak'ın işlerine karışıyor ki?
Türkiye, Kürdistan bölgesinin kendi güvenliğini tehdit ettiğine dair açıklamalarda bulundu, ne düşünüyorsunuz?
Bu anlayış yanlıştır. Biz Türkiye'yi tehdit etmiyoruz.
Mesud Barzani, Kerkük'ten vazgeçebilir mi?
Kesinlikle hayır.
Hangi Kürd yetkili Kerkük'ten vazgeçebilir?
Hiçbir Kürt Kerkük'ten vazgeçemez.
Bu, hiçbir Filistinlinin, Kudüs'ten vazgeçemeyeceği gibi bir şey mi?
Kerkük'ü Kudüs'e benzetemiyorum. Çok büyük fark var. Ancak Kerkük'ten vazgeçecek Kürd yoktur.
O zaman, Kerkük'ün, Kürdistan bölgesinin bir parçası olmadığını gösteren hiçbir anlaşmaya imza atmayacaksınız…
Kesinlikle. Size şunu açıkça söyleyebilirim ki başka bir çözümü kesinlikle kabul etmeyiz.
Kerkük'ü, Kürdistan bölgesine ilhak edemezseniz, bu konuyu muallakta mı bırakacaksanız?
Biz bu meseleyi anayasa yoluyla çözme konusunda anlaştık. Sorun sadece Kerkük değil ki. El Enbar kentinin, Bağdat, Tikrit, Necef ve Kerbela ile olan sınırının yanı sıra Bağdat ile Musul arasında da birtakım problemler yaşanıyor. Bu sorunlar, eski rejimin, siyasi amaçla yaptığı demografik değişiklikleri kapsıyor. Irak'ın çıkarlarını düşünenler ve Kerkük konusunu nihai çözüme ulaştırmak isteyenlerin, anayasadaki 140. maddenin uygulanmasını engellememesi ve bir an önce uygulanması için yardımda bulunması gerekiyor; engellenmesi halinde de Irak'taki durumun çok daha tehlikeli bir boyut alacağı açıktır.
Kerkük konusu neden bir barut fıçısına benzetiliyor?
Bu doğru değil. Şoven Araplar ve Türk istihbaratına bağlı bir grup Türkmen bulunuyor. Ancak bunlar hiçbir şey yapamazlar, çünkü ne Araplar onları destekliyor, ne de Türkmenler onların yanında yer alıyor. Herkes anayasanın uygulanmasından yana. Müdahaleler Kerkük sorununu alevlendiriyor.
Şu anda işbaşındaki Irak Hükümeti anlaşmaya bağlı mı?
Evet, yasal olarak bağlıdır.
Irak'taki siyasi güçler?
Siyasi güçler de bağlıdır.
Sadr akımı da mı?
Sadr akımı anayasaya bağlıdır. Anayasaya uymayan taraf olursa, o zaman kendi kararlarımızı verme hakkımız doğacaktır.
Irak'ın güneyinde ve orta kesiminde Kürdistan bölgesine benzer bölgelerin kurulması yönündeki çağrılar Kürdleri rahatsız ediyor mu?
Biz federal sistemin kurulmasını destekliyoruz, ayrıntıları da bölge halkına bırakıyoruz.
Teröristlerin hedef aldığı kişiler listesinde adınız yer alıyor. Suikasta uğradınız mı, parti merkezleriniz saldırıya uğradı mı?
Saddam rejiminin devrilmesinin ardından, Erbil'deki parti merkezlerimize (Kürdistan Demokratik Partisi) iki kez intihar saldırısı düzenlendi ve bu saldırılar büyük hasara yol açtı. Ayrıca, başka saldırılar da düzenlendi, ancak uzun bir süredir saldırı yok. Şu ana kadar bana ulaşamadılar.
Sıkı güvenlik önlemleri alıyor musunuz?
Tabii ki.
El Kaide örgütü, Kürdistan bölgesinde varlık gösterebiliyor mu?
Hiçbir varlığı yok; çünkü Kürt halkı, el Kaide'nin izlediği yola ve Musul'dan, Erbil'e sızan kişilerin düzenledikleri operasyonlara karşıdır. El Kaide veya onu destekleyen örgütlerin Kürdistan bölgesinde hiçbir varlığı yok.
El Kaide ile ittifak yapan Kürdler yok mu?
Çok az sayıda var, ancak bunlar Kürdistan bölgesinde barınamadılar.
Kürdistan İşçi Partisinin sorunu ne?
Sorun, Türkiye ile. Bu konu siyasi bir konudur, siyasi yollarla çözülmediği takdirde bu sorun devam edecek.
Kürdistan İşçi Partisi üyeleri sizin bölgeniz de mi barınıyorlar?
Sınır boyunca bulunuyorlar; bölgede varsa bile, yerleşim birimlerinin dışında ve dağlık bölgededirler.
Devlet kurma düşünüz devam ediyor mu?
Kürdler bir ulus olduğu için, devlet kurmaları yasal haklarıdır. Ben bunu bir düş olarak görmüyorum, çünkü diğer uluslardan hiçbir farkı yoktur, bundan dolayı da bağımsız bir devleti olması yasal bir haktır.
O zaman gerçekleşti mi?
Gerçek olacak, ancak ne zaman bilemiyorum.
Belki de yüzyıllar sonra?
Belki. Ancak sonuçta 40 milyon nüfuslu bu millet bağımsız devletine kavuşacak.
Coğrafi açıdan, bulunduğunuz sınırın devamı var mı ?
Şimdiki sınırlar sahte sınırlardır. Bazı köylerimiz, komşu ülkelerle paylaşılmış durumda.
Kürdistan'ın bağımsızlığını ilan etmek hiç aklınızdan geçti mi?
Ben buna cesaret edemem; sağlam bir şekilde kendi ayaklarının üzerinde durabilecek duruma geldiğinde bunu ilan edeceğiz veya edecekler. Ancak, o zamanın ne zaman geleceğini bilemiyorum.
Molla Mustafa Barzani'nin (babası) yapamadığını sizin başardığınız gibi bir his var mı içinizde?
Onun bize çizdiği yol doğrultusunda başardık. Biz onun öğrencileriyiz.
Güvenlik ve ekonomik açıdan İsraillilerin Kürdistan'a sızdığı ve İsrail'in, azınlıklar konusunda birtakım çalışmalar yapmak üzere bölgeye döndüğü söyleniyor, ne düşünüyorsunuz?
Kürdistan bölgesi Irak'ın bir parçası, yasal açıdan da tek başımıza hiçbir ülkeyle ilişki kurma hakkına sahip değiliz. İsrail, Bağdat'taki büyükelçiliğini açtığı zaman, Erbil'deki konsolosluğu da açılacak. Buna rağmen, İsrail ile ilişki kurmayı bir suç olarak görmüyorum, ancak Irak Anayasasına da karşı çıkmayacağım. İsrail'in, tüm Arap ülkeleriyle de ilişkileri olduğunu unutmamak gerekiyor.
Hepsiyle mi?
Zannediyorum ki tümüyle. Bazı Arap ülkeleri bunu açıkça ilan etmiş, bazıları da bunu gizlice yapıyor. İsrail, diğer ülkelerle ilişki kuruyorsa, başkalarıyla da bunu gerçekleştirmesinin neresi suç? Buna rağmen, İsrail'in Kürdistan bölgesinde hiçbir faaliyetinin olmadığını kesin bir dille söyleyebilirim.
Askeri açıdan durumunuz nedir, silaha ihtiyacınız var mı?
Biz de silah çok, isteyen varsa verebiliriz (şaka yapıyor). İnşallah silaha ihtiyacımız olmaz.
İran ile olan ilişkiler konusunda neler diyeceksiniz?
İran ile ilişkilerimiz normal. Ekonomik alanda ilişkilerimiz var. Kürdistan'da, İran ile hiçbir sorunumuz yok.
İran'ın, Irak'ın Kürdistan bölgesindeki müdahalesinden bahsediliyor, ne diyorsunuz?
Kürdistan bölgesinde değil. İran'ın müdahalesi varsa, başka bölgelerdedir.
Irak'ta iki ülkenin etkisinden bahsediliyor: Suriye'nin ve İran'ın rolü. Kürdistan bunlardan uzak mı?
Bölgedeki hiçbir ülke, Kürdistan üzerindeki emellerini gerçekleştiremedi. Bunun nedeni, halkın buna karşı çıkması ve uygun zeminin olmamasıdır.
Suriye ile ilişkileriniz nasıl?
Suriye ile ilişkilerimiz eskidir, ancak son zamanlarda eskisine nazaran daha soğuk.
Neden?
Bilmiyorum, belki onlardan kaynaklanıyor. Görünen o ki ilgi alanları değişti.
Saddam'ın devrilmesinden en kazançlı çıkan tarafın Kürdistan'daki Kürtler olduğu söyleniyor. Çünkü Araplar Sünni-Şii fitnesine düştü. Bu olayların, sizin çıkarınıza olduğunu düşünüyor musunuz?
Gelişmeler Irak'ın çıkarına oldu. Ancak, bizler fırsattan istifade ederken, Sünni ve Şii Arap kardeşlerimiz için aynı şeyi söyleyemeyiz; bu da bizim suçumuz değil. Biz hala yardım için elimizi uzatıyoruz ancak kendileri fırsattan istifade etmek istemiyorlarsa neden Kürtler cezalandırılsın ki?
Kürdistan'ın içinde Irak Devlet Başkanı ve bölge lideri bulunuyor. İlişkileriniz ne ölçüde?
Sıkı ilişkiler içersindeyiz. Anlaşmazlık sayfası kapandı.
Gerçekte kurumlar arasında bölünmeler göze çarpıyor, bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Birleştirme çalışmaları başarıyla devam ediyor.
Kürdistan'daki durum ne?
Gelişmeler var. Ancak, hala elektrik ve yakıt gibi büyük sorunlarımız var. Eski rejim, bölgede hiçbir projeyi hayata geçirmedi, bunun için sıfırdan başlıyoruz.
Yatırımcıların, Kürdistan'a gitme yönünde bir eğilim var mı?
Böyle bir eğilim var, çünkü Kürdistan'da çok büyük fırsatlar var.
Güvenlik açısından ne durumdasınız?
Halkımızla güvenlik teşkilatımız işbirliği içerisinde ve her ikisine de teşekkür ediyorum. Güvenlik açısından çok iyi durumdayız.
Hristiyanların, Bağdat'tan Kürdistan bölgesine göç etmeleri konusunda ne düşüyorsunuz?
Bu doğru. Göç, sadece Hristiyanları değil, Arap ve Müslümanları da kapsıyor. Şu ana kadar yaklaşık 18 bin Arap ailesi Kürdistan'a göç etti. Bizler de onları büyük bir sevinçle karşılıyoruz.
Irak'taki Hristiyanların varlığından korkuyor musunuz?
Ben onlara, yurt dışına göç etmemelerini tavsiye ediyorum.
Siz Kürd olmayanların haklarını koruyor musunuz?
Anayasamızla ilgili çalışmalar devam ediyor. Anayasa, din ve ırk ayrımı yapmaksızın bölgede yaşayan vatandaşların hepsinin haklarını koruyacak.
Amerikalılar, yakın bir zamanda çekilmeyi düşündükleri konusunda sizlere herhangi bir bilgi verdiler mi?
Irak'taki durum düzelmeden çekilmeyeceklerini söylüyorlar, çünkü hızlı bir çekilme faciaya yol açacak.
Kürdistan'daki güvenliği kimler sağlıyor?
Polis.
Bölgede Irak ordusuna bağlı birlikler var mı?
Evet, Savunma Bakanlığına bağlı birliklerin yanı sıra Peşmerge de bulunuyor.
Siz rahat mısınız?
Irak istikrara kavuştuğu anda ben de rahata kavuşacağım.
Amerikan birliklerinin, Irak'tan çekilmesi halinde, göç edenlerin bölgeye dönmesinden korkuyor musunuz?
Kürdistan halkı, Irak'taki Arap kardeşlerimiz için kalplerini açmaya hazır.
Irak'ta iç savaş çıkması halinde, çoğu Sünnilerden oluşan Kürtlerin, Sünni Arapların yanında yer alması ihtimali ne kadardır?
Zannetmiyorum. Şii-Sünni savaşının çıkması halinde hiçbir tarafta yer almayacağız, aksine durdurmak için çabalayacağız.
* el Hayat gazetesi/22 Mart 2007
Hazırlayan: Kaya Vural
http://www.rizgari.com/ sitesinden alınmıştır.
